Gençlik Hastalığı – Distemper

  Köpeklerin çok bulaşıcı bir viral hastalıktır. Yaşlı köpeklerde de görülmesine rağmen aslında 2 yaşına kadar olan genç köpeklerin hastalığıdır.
Genellikle bir yaşından küçük köpeklerde olmak üzere hastalık kurt, tilki, gelincik ve vizonlarda da görülebilir.
 Hastalığın etkeni filtreleri geçen bir virüstür. Hasta hayvanların organlarında her türlü salgı ve dışkılarında ve hatta hastalığın başlangıcında kanında bulunur.
Dezenfekten maddelere karşı dayanıklılığı azdır. Özellikle damlacık enfeksiyonu şeklinde direk veya eşya, yem, su gibi maddelerle indirek olarak bulaşma olur.
Hastalığın virüslerinin vücuda girmesinden belirtilerin görülmesine kadar geçen süre 6-9 gündür. Hastalıkta yüksek ateş belirgindir.
Hastalık 2 devre halinde görülür.
Her iki devrede de ateş mevcuttur ama devre aralarındaki birkaç günde ateş görülmez. İkinci devreden sonra ateş düşünce hayvan sıhhatli bir görünüş alır.
Ayrıca kanda lökosit sayısının azalması, akciğer ve nefes borusunun iltihaplanması, mide ve bağırsaklara ait sinirsel bozukluklarla karakterizededir.
 Hastalık 1-3 gün süren bir ateşle başlar,1-2 gün sonra normale döner, sonra yine yükselerek bir haftadan fazla yüksekliğini korur.
Ateşle beraber kanda lökosit sayısında azalma vardır.
Klinik Olarak Hastalığın 5 Şekli Vardır.
1-Göz Şekli
2-Broncho – pneümoni şekli (Akciğerle nefes borularının iltihabı şekli)
3-Gastro-intestinal şekli (Mide ve Bağırsakların İltihabı şekli.)
 4-Deri Şekli
5-Sinirsel Şekil.
Hastalık yalnız bir formda görülmez.
En az 2 veya daha çok formla birlikte seyreder.
1-Göz Şekli : Gözden sulu, sümüklü ve çoğunlukla irinli ve balgamlı bir akıntı vardır. Göz kapaklarının içi kirli  kırmızıdır.
İrinli ve balgamlı akıntı nedeniyle göz kapakları birbirine yapışabilir. Işıktan korkma dikkati çeker.
 2-Bronchopneumoni Şekli : Önce irinle ve balgamlı bir burun akıntısı meydana gelir. İştah azalır, hayvan durgunlaşır, aksırık ve öksürük görülür. Sonrada   akciğer ve nefes borularında iltihaplanma tablosu görülür
3-Gastrointestinal Şekli : Genellikle bronchopneumotik şekilde birlikte seyrederler. Kusma, kanlı veya köpüklü ishal dikkati çeker. İştah azalır, hayvan düşkünleşir, susuzluk meydan gelir. Ateş bir önceki formdan daha düşüktür.
4-Deri Şekli : Hayvanların tüysüz yerlerinde özellikle ayakların iç tarafları ve karında oluşan enfeksiyon hastalıklarda görülen deri üzerindeki kızartı veya lekeler ve kabarcıklarla karakterizedir. Önceleri mercimek veya daha büyük yumurtalar kuruyup dökülerek yerinde kırmızı lekeler görülür.
5-Sinirsel Şekli: Bu şekil yukarıdakilerden sonra veya direkt olarak ortaya çıkar. Belirli kas gruplarında tikler oluşur
.Bu kronik kramplar en çok bacak, yanak ve dudak kaslarında görülür. Kramplar şakak kaslarında ve kulaklar arasındaki kaslarda görülürse hastalığın seyri iyi değildir. Köpüklü salya akıtılması çiğneme kaslarının kramplarından olur. Köpeğin dişleri birbirine çarpar, sürekli net sesle havlar, hatta saatlerce inler. Bazen sara benzeri nöbetler ile tüm vücut titrer
Meydana gelen tikler hayvan iyileşse de tüm hayatı boyunca kalır. Yürümede dengesizlik ve sonucunda felçler oluşur.
Bronş, idrar kesesi ve mide-bağırsak epritenlerinde sitoplazma ve intranükleer inkluzyon cisimcikleri  hastalığın özel belirtisidir.
Diğer belirtiler hastalığın şiddetine ve ikincil bakteriyel enfeksiyonlara bağlıdır. Bunlar mide-bağırsak kanalı yangısı, kanamaya ait bağırdak iltihabı, dalağın büyümesi, akciğer ve nefes borularının iltihaplanması, karın alt bölgelerinde sivilceli deri iltihabı olabilir. Hastalığın seyri klinik tabloya göre değişir. Bu 10 günden az olabileceği gibi haftalar hatta tekrarlayarak aylar sürebilir. Ağır olaylar ve sinirsel şekil dışında durum iyidir. Ölüm oranı %  20- 50 arasındadır. Tipik belirtiler gösteren olaylarda hastalığın tanımı zor değildir. Birçok olayda tipik belirtiler şekilleninceye kadar kuşkuludur.
Hastalık kuduz, köpeklerin enfeksiyoz hepatitisi, leptospirosos ve toxaplamosis ile karışabilir. Özel bir sağaltımı yoktur. Bunun yanında iyi bakım ve uygun gıdanın yanında belirtilere göre tedavi uygulanır. Ama en önemlisi 3 aya gelen köpek yavruları aşılanmalıdır. Korkulu rüya görmek istemiyorsanız bu aşıları zamanında sevdiğiniz hayvanlarınız ve üzemeyesiniz diye yaptırmalısınız.
Hastalığı geçiren köpekler ömür boyu bağışık kalırlar. Ve gençlik aşısı olmalarına gerek kalmaz.